Aşk-Fotolari (Part5)
Yazar: worldnet @ Aralık 31, 2009 17:16
NR1 TV'NİN YILBAŞI PROGRAMI BELLİ OLDU
Yazar: worldnet @ Aralık 29, 2009 9:36
Yılbaşını evde geçirmek isteyenlere bir alternatif de Number One TV'den...
Yönetmenliğini Dilem Foçalıgil ile Önder Kızılkan'ın yaptığı Numberone Tv yılbaşı programına şu sanatçılar konuk olacak: Aylin, Meyra, Murat Boz, Zeynep Dizdar, Berksan, Ziynet Sali, Emirkan, Burcu Güneş, Reyhan Karaca, Gökhan Tepe, Emir, Soner Sarıkabadayı, İsmail YK, Kendi ve VJ Bülent.
Numberone Tv'nin ünlü sunucuları Ayhan Güngör (Hop Dedik Ayhan) ve Ebru Sulukahya (AşkBöcüğü Ebru)'nun renkli sunumlarıyla ünlü sanatçılar yılbaşı kostümleriyle ekran karşısına geçecekler.
31 Aralık Perşembe gecesi saat 19:00'da başlayacak yılbaşı özel programında 2009 yılının en iyi 50 klibi de geri sayımla ekrana gelecek.
Program Radyo Klas'tan da yayınlanacak.
Aşk-Fotolari (Part4)
Yazar: worldnet @ Kasım 20, 2009 15:19
Aşk-Fotolari (Part3)
Yazar: worldnet @ Kasım 20, 2009 15:12
Show TV Dizileri:
Yazar: worldnet @ Kasım 20, 2009 15:01
Show TV Dizileri:

Ezel:

Herkes birini sever ama her ihanet, sevgiyle başlar...
Önce Ömer vardı. Ömer'in ailesiyle birlikte küçük, basit bir hayatı vardı. Mutluydu. Sonra bir kız sevdi. Askerden gelecek, onunla evlenecekti. Herşey yerli yerinde, herşey olması gerektiği gibiydi. Ama Ömer birden cinayetten hapiste buldu kendini. Bildiği hayat, güvendiği insanlar bir anda yok oldu. Yerine, tek bir soru, on yıl boyunca kızgın bir damga gibi beynini dağladı durdu: Niye? Ona korkunç bir oyun oynanmıştı. Sevdiği kız Eyşan, en iyi arkadaşı Cengiz ve abisi bildiği Ali, bir şekilde bu oyunun içindeydi. Ömer cevapları bulamıyordu, çaresizdi. Ta ki hapishanede hayatını değiştirecek bir adamla tanışana dek.
Melekler Korusun:

İnsanın en deli, en hataya yatkın olunan yılları gençliğin, anne kız ilişkilerinin, aşkın, arkadaşlığın, eğitim süreçlerinin işlendiği dizide bu sezonda süprizler, heyecanlar, soluksuz izlenecek bölümler yine Show TV ekranlarında olacak...
Bu Kalp Seni Unutur Mu?

1980'leri anlatan bu dönem dizisinde; hem geçmiş hem de bugün "değişim" "savrulma" "yalnızlaşma" ve "farkındalık" duyguları ile birlikte anlatılıyor.
12 Eylül öncesi yaşanan siyasi olaylar 1980 yılından sonra artık eskisi gibi devam etmeyecektir. 68 kuşağının ve kısmen 78 kuşağının masumiyeti artık kaybolmuştur. Özel ilişkilerde de bunu hissederiz. Aşklar, arkadaşlıklar, aile ilişkileri değişim geçirmektedir. İnsanlar birey olmanın farkına varırken bencilliğin sınırında gezmeye başlamışlardır. "Serbest rekabet" özel ilişkiler de dahil her durum için söz konusudur.
"Bu Kalp Seni Unutur mu?"nun hikayesi Solcu Sinan'la, varlıklı ve apolitik bir aileden gelen Cemile'nin aşkı üzerine oturturken, sağ görüşlü karakterlerle de birbirine karşıt görüşleri izleyeceğiz.
Kahramanlar

Sınır tanımayan bir şehir... Hızlı akan hayatlar... Korunması gereken bir düzen... İhtiyaç duymadıkça aklımıza getirmediğimiz insanlar... Polisler, itfaiyeciler, ambulans görevlileri (paramedikler) yani kahramanlar... Onların işi bize hayatta en çok ihtiyacını duyduğumuz şeyleri sağlamak... Güven ve huzur...
Etrafınızda olan bitenin farkında mısınız? Siz işteyken üst katınızda çıkan yangının? Eşinizle elele yürüdüğünüz caddenin paralel sokağındaki gasp olayının? Ya da otobüste yanınızda oturduktan sonra durakta iner inmez kalp krizi geçiren yaşlı teyzenin? Ölümle yaşam arasında kaldıkları noktada bir kahraman gelip kurtardı onları... Sirenlerini her duyduğumuzda rahatsız olduğumuz... Ancak bela veya tehlike ile karşılaştığımızda değerlerini anladığımız insanlar... Aramızdan çıkan sıradan insanlar onlar... Onların da bizimkilere benzer sıkıntıları, sorunları var... Sadece bizden daha güçlü, daha cesur veya daha yetenekli olduklarından kahraman değiller... Kahramanlar çünkü hiç tanımadıkları insanlar için kendi hayatlarını tehlikeye atabiliyorlar...
Siz olsanız, başkasının hayatı için, kendi canınızı hiç düşünmeden tehlikeye atar mıydınız? "KAHRAMANLAR" bunu hep yapıyor.
CANLI YAYINDA DEKOLTE KAZASI
Yazar: worldnet @ Kasım 16, 2009 19:00
CANLI YAYINDA DEKOLTE KAZASI
Star TV'de canlı olarak yayınlanan 'Ya Şimdi Ya Hiç' adlı programda dekolte kazası yaşandı. İşte o anlar...

Programın konukları arasında bulan Ahu Tuğba, Arto'ya eşlik etmek isterken göğüs dekolteli elbisesinin azizliğine uğradı. Bir anda göğüslerin açıldığı fark eden Ahu Tuğba hemen elleriyle müdahale etti.
CINE5
Yazar: worldnet @ Kasım 16, 2009 18:55
CINE5 SATIŞA ÇIKARILDI
Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF), Viva TV - Radyo, Maxi TV, Show Radyo, Radyo 5, Radyo Tek ve Cine 5'in ticari ve iktisadi bütünlüğünü satışa çıkardı.
İhaleler, 11-13 ve 18 Ocak 2010 tarihlerinde, kapalı zarf ve açık artırma usullerinin birlikte uygulanması şekliyle cebri icra yoluyla haciz, rehin gibi yasal takyidatlardan ari olarak gerçekleştirilecek.
İhaleye çıkarılan ticari ve iktisadi bütünlüklerin kapsamı, söz konusu şirketlerin faaliyetini sürdürebilmesi için yararlı veya gerekli olan frekans tahsis ihalesine kadar müktesep hak teşkil etmemek üzere kullandırılan ulusal radyo lisans başvurusu, uydu radyo ve televizyon yayın lisans ve izinleri, kablolu televizyon yayın lisansı, markaları, internet alan adı, vericiler, menkul mallar ile bu mal, hak ve varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmelerden oluşacak.
Her şirketin ayrı ayrı belirlenen teminat bedelleri, bankalardan alınmış dolar cinsinden kesin ve süresiz teminat mektubu şeklinde olabileceği gibi, cari değeri nakit teminatın yüzde 15 fazlası tutarında olan devlet tahvilleri, Hazine bonoları, Hazine kefaletini haiz tahviller kabul edilecek.
İstekliler radyo ve televizyon yayıncılığı, haberleşme, eğitim, kültür ve sanat amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş, hisseleri nama yazılı anonim şirket olması, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun ve ilgili mevzuat gereğince, radyo ve televizyon sahibi olabilmek için aranılan şartları haiz olduğuna ve en geç ihalenin Fon Kurulu tarafından onaylanacağı tarihe kadar haiz olacağına ilişkin taahhütnameyi Satış Komisyonuna teslim edecekler.
İhale bedeli, ihale sonucunun ihaleyi kazanana bildirilmesini müteakiben kurul onayında belirtilen süre içinde dolar cinsinden peşin olarak ödenecek.
SATIŞ TARİHLERİ
18 Ocak 2010 tarihinde saat 11.00'de satışı gerçekleştirilecek olan Viva TV'nin muhammen bedeli 6 milyon dolar, muhammen bedeli 132 bin dolar olarak belirlenen Maxi TV'nin ihalesi 13 Ocak 2010 tarihinde saat 14.00'te yapılacak.
Muhammen bedeli 11 milyon dolar olarak belirlenen Show Radyo'nun satışı 13 Ocak 2010 tarihinde saat 11.00'de, muhammen bedeli 1 milyon 300 bin dolar olan Radyo 5'in satışı 11 Ocak 2010 tarihinde saat 14.00'te, muhammen bedeli 20 bin dolar olarak belirlenen Radyo Tek'in satışı 18 Ocak 2010'da saat 14.00'te, 51 milyon dolar muhammen bedelli Cine 5 TV'nin satışı ise 11 Ocak 2010 tarihide saat 11.00'de gerçekleştirilecek.
İhaleler belirtilen tarihlerde TMSF'de kapalı zarf ve açık artırma usullerinin birlikte uygulanması suretiyle yapılacak ve kurulun onayı ile sonuçlandırılacak.
Satış komisyonu şartnamedeki kurallar çerçevesinde kapalı zarfla teklif veren katılımcılar arasından açık artırma aşamasına katılmaya hak kazananların kısa listesini oluşturacak.
Kapalı zarf aşamasında verilen en yüksek teklif üzerinden ihaleye açık artırma ile devam edilecek.
Ancak kurul en yüksek teklifin muhammen bedelin altında kalması halinde açık artırma aşamasında en yüksek ilk üç teklifi veren mali teklif sahipleri arasında ihaleye pazarlık usulü ile devam edilmesi yönünde karar alabilecek.
Söz konusu ihalelerde şartname, her satış için ayrı bedel ödenerek TMSF'den temin edilebilecek.
Teklifler peşin olarak ABD Doları cinsinden verilecek.
AA
Aslı Tandoğan
Yazar: worldnet @ Eylül 23, 2009 20:10
Ask-Fotolari (Part2)
Yazar: worldnet @ Eylül 23, 2009 20:06
Aysun Kayacı
Yazar: worldnet @ Eylül 20, 2009 20:03
Aysun Kayacı

Didem Erol
Yazar: worldnet @ Eylül 18, 2009 19:46

Ece Gürsel
Yazar: worldnet @ Eylül 18, 2009 19:40

Özgü Namal
Yazar: worldnet @ Eylül 18, 2009 19:24
Yönetmen bu sefer RTÜK'ü kızdırmadı !
Yazar: worldnet @ Eylül 5, 2009 17:16
Yönetmen bu sefer RTÜK'ü kızdırmadı !
Sevişme sahnesi çok ses getirince devreye RTÜK girmişti. Ceza gelince bakın yönetmen nasıl önlem aldı !
Aşk-ı Memnu'da dudaktan buruna
Aşk-ı Memnu dizisinde geçtiğimiz sezonun son bölümüde Behlül ile Bihter'in sevişme sahnesine uzunca bir zaman ayırmıştı. Neredeyse 5 dakikayı bulan sevişme sahnesinin yayınlanmasının ardından RTÜK bu sahne hakkında yasal işlem uygulamak istemişti. RTÜK İzleme ve Değerlendirme Dairesinin "Çok ateşli seviştiler'' diyerek rapor hazırladığı Aşk-ı Memnu dizisine RTÜK toplantısında AKP kontenjanından seçilen 5 üye, ceza yönüne oy kullanmış, CHP kontenjanından seçilen 3 üye ise karara muhalif kalmıştı. Sonuçta Kanal D'ye "Genel ahlaka aykırılık" gerekçesiyle uyarı cezası verilmişti.
Bu gelişmelerin ardından Perşembe akşamı dizinin yeni sezondaki ilk bölümü yayınladı. Ancak dizi yapımcıları özet bölümünde uyarı alan sahneyi tekrar vermemeyi tercih etti. Aynı zamanda bu bugüne kadar öpüşme sahnelerinin uzun tutulduğu Aşk-ı Memnu'da bu kez Behlül, Bihter'i sadece yanaklarından ve burnudan öptü. Sıra sevişme sahnelerine gelindiğinde ise teknenin dış plan görüntülerine yer verildi
Popstar'ta 'Türban' kavgası...
Yazar: worldnet @ Eylül 5, 2009 17:15
Bülent Ersoy, Armağan Çağlayan, Gülben Ergen ve Metin Akpınar'ın jüri koltuğuna oturduğu Popstar Alaturka'da "türban" tartışması yaşandı.
Bu sezon 12. bölümü yayınlanan Postar Alaturka'ya türbanlı bir yarışmacı katılmış ve dikkatler Bursa’da özel bir hastanenin danışmasında çalışan Çiğdem Özdemir'e çevrilmişti.
Siyaset gündeminin kronik tartışma konusu olan "türban" bu sefer bir şarkı yarışmasında gündeme geldi. Birbirinden ünlü sanatçılar "türban" konusunda canlı yayında söz düellosuna tutuştu.
TÜRBANLI POPSTAR OLUR MU?
Popstar Alaturka'da türbanlı yarışmacı Çiğdem Özdemir'in şarkısını icra etmesinin ardından oylamaya geçildi, bu esnada jüri üyesi Armağan Çağlayan'ın "Sizden popstar olmaz" eleştirileriyle fitili ateşlenen tartışma, bir seyircinin "Arabistan'da popstarlar böyle..." itirazı üzerine iyice hararetlendi ve stüdyo bir anda gergin bir atmosfere büründü.
Başı açık ve modern giyimli bayan seyircinin Çiğdem Özdemir'i korumaya yönelik bu itirazına Gülben Ergen'den sert karşılık geldi. Ergen sesini yükselterek, "Burası Arabistan değil. Türkiye Cumhuriyeti." diye tepki göstererek Arabistan örneğini veren seyirciye çıkıştı.
Bu gerilim sırasında söz alan Bülent Ersoy, soğukkanlığını koruyarak konunun farklı yerlere çekilmemesini istedi. Yılların getirdiği birikimle tartışmayı ustaca yatıştıran Bülent Ersoy'un yerinde müdahalesi olası bir skandalı ve tartışmanın amacını aşarak farklı yerlere çekilmesini bir nebze de olsa engelledi.
İŞTE POSTAR ALATURKA'DA YAŞANAN O SÖZ DÜELLOSU:
Armağan Çağlayan:
Ben türbanlı popstar olacağını düşünmüyorum. Biz 60 yaşındaki Ajda Pekkan'ı bugün konuşuyorsak bacağının hala daha güzelliğini korumasını konuşuyoruz. Ne güzel diyoruz, 8 oktav sesi var mı diyoruz? Ben bu arakadaşımızdan bir popstar olmayacağını düşünüyorum. Serdar Ortaç popstar değil mi, popstar. Burada Gülben Ergen popstar değil mi, popstar. Popstar olmak için bazı değerler var bunlar değişebilir mi, değişebilir ama şu an için böyle. Bunu değiştirmek de jüri üyesi olan buradki 4 kişiye düşmez. Bunu halk değiştirebilir.
Türbanlı popstar adayı Çiğdem Özdemir:
Ben sizin fikrinize saygı duyuyorum. Ben bunu bir ses yarışması olarak düşünüyorum. Ben de merak ediyorum benden popstar olur mu?
Başı açık bayan seyirci:
Arabistan'da popstarlar böyle. Popstarların başı örtülü.
Gülben Ergen:
Burası Arabistan değil. Türkiye Cumhuriyeti. (Sesini yükselterek) Türkiye Cumhuriyeti
Bülent Ersoy:
Sapla saman karışıyor. Biz burada Türkiye-Arabistan tartışması yapmıyoruz. Burası Türkiye Cumhuriyeti.
Armağan Çağlayan:
Ben burada laik kavgası yapmam. Ben de size diyebilirim ki Kuzey ülkelerinde de herkes bikinyle çıkıyor Popstar'a... Bikini ile mi çıksın bizim çocuklar?
Başı açık bayan seyirci:
Hanımefendi çok güzel söylüyor şarkıyı. Ben kıyafeti için puanı kırılsın istemiyorum. Hanımefendı çok guzel söylüyor kıyafetiyle değerlendirmemek lazım.
Armağan Çağlayan:
Bu kızın ağzından "laik" lafı çıkmadı, aldınız konuyu buraya getirdiniz bize de bunları söylettiniz.
Gülben Ergen:
Bize de bunu söylettiniz.
Bülent Ersoy:
Ben hadiselerin böyle demogojik hale getirilmesine karşıyım. Bu platform böyle bir ortam değil. Bu çocuğı biz seçtik. Şimdi bu çocuğun üzerinden prim yaparcasına böyle konuşmak abesle iştigal. Gülben Hanım'a söylüyorum. Gülben Hanım, hepimiz, hiç istisnasız, sormuyoruum "siz öyle misiniz" diye, hepimiz Atatürk'ün çocuklarıyız. Ve bundan da gurur duyuyoruz. Bu çocuğun üzerinden Atatürk, Atatürk İnkılapları konuşması ne kadar doğru? Biz bu çocuğu bilerek aldık. Oybirliğiyle aldık.
Armağan Çağlayan:
Hayır Bülent hanım oybirliği ile almadık. Siz böyle söylüyorsunuz gazeteler öyle yazıyor sonra.
Bülent Ersoy:
Ben bu çocuğun insanların başı örtülü de, başı açık da sanatlarını icra edebilme hakkı olduğunu göstermek için ben istedim. Sayın Erkır'dan rica ettim. Ben istedim bu çocuğu.
Gülben Ergen:
Bülent Hanım'ın bana söylediklerini kabul etmiyorum. Ben kızımıza söylemedim. Hanımefendi (Seyirciyi kastediyor) ülkemi Arabistan'la kıyasladı ben de burasının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu söyledim. Lafım hanımefendiyeydi
Bülent Ersoy:
Sevgili Ergen şöyle bir şey var önümüzdeki model bu çocuk. Sayın Erkır da bize söz verdiği vakit bu çocuk hakkında yorum yapacağız. Hanımefendi Türkiye Arabistan olmalı o hale çevrirmeli demedi ki... "Orada popstarlar böyle" dedi. Aksini dese ilk önce ben saldırırım.(kanaldhaber.com.tr)
Gülben Ergen:
Ben öyle zannettim saldırdım...



